9 Aralık 2011 Cuma

Renkli Tasarımlar...

Yılın son ayı yine hareketli benim ve bizim için.Bol koşturmaca, çocuklar, hastanede, siparişler... hayırlısı sakinlikten yana ya gönlüm:)) mümkün mü?
Bu hafta'ya iz bırakanlar işe...
Bunlarda siparişler...

6 Aralık 2011 Salı

24 Ekim 2011 Pazartesi

Son olsun..

Van'da ki insanların sogukta titreyerek, üzgün, tedirgin, acılı sabahladıklarını düsününce yatak diken olup battı, uyuyamadım. Umarım yardımlar dogru yerlere ulasır, her depremde oldugu gibi insanların duygularını sömürerek toplanan yardımlarla ticaret yapmaya calısan, yardıma gelen ekiplerin köpegini calmaya calısan, esyaları talan eden vicdansızlar olmaz bu kez. (Ne yazık ki bunlar gercekten yasandı, yasanmakta her depremde) . ACİLEN TEK YÜREK OLMAYI ÖĞRENMELİYİZ Kİ "İNSANLIK" ENKAZ ALTINDA KALMASIN!

15 Ekim 2011 Cumartesi

Gelincik...

Gelincik...ben çok severim narindir,saflığı ifade eder..kafam o kadar meşgulki bu aralar..ama övünebileceğim o kadar şey varki!!!Eşim Mustafaya Bilim Adamı ünvanı verildi. Sevincim tarifsiz,gurur duyuyorum.Çok güzel bir projeye damgasını vurdu,tıp kitaplarında kendi yöntemi bahsedilecek,..nasıl seviniyor ve övünüyorum zor ifadesi benim için.Bu durumda bazı projeleri için Başka bir yerde hatta ülkede yaşama durumu söz konusu...işte kafamı meşgül eden kısım budur.bu gelincik runner ve altılı peçetede o hareketli günlerde kendimi sakinleştirmek için yaptım,..kime gider, nereye yerleşir,yeşerir, bilemiyorum.Şimdilik beklemede..bakalım belki benimle gelir,çok uzaklara bakalım KISMET....

Misal..

MİSAL...akşam sevimli bir kedi olursun,miyavlarsın,sokulur kendini sevdirirsin,öyle çok sevilirsinki!!!güzel anlar vardır çok lafa gerek kalmaz!!!bir gece önce kediyizdir ertesi gün okul partisi için arı ve uğur böceği oluruz...
Aslında herşey ansızın,akşam kızlar yatınca okul çantalarını boşaltırken berrunun çantasından çıkan notla başladı.Notta ertesi gün okullarında sarı günü olduğu berrunun mümkünse sarı renkli kıyafetle gitmesi yazıyordu.Tamam da bizim sarı renkli kıyafetimiz yoktu,anne Bayankus,başladı çalışmalara berruyu sarı arılı aplike ve toka,sabah berruyu görüp, sorun çıkmasın diye Irmağa uğur böcek aplike tokalı bir kombin yaptım sabah kıyafetleri baş uçlarında görünce çok mutlu oldular giyindiler gerile gerile okula gittiler,okuldan da güzel tepkiler geldi,anne bayankuş çok mutlu oldu.Partide çok eğlendiler,doyasıya oynadılar evde üstlerini değişmek istemediler...e e e bende çok mutlu oldum,Onlar mutlu olunca kim olmaz ki!!!

11 Ekim 2011 Salı

Soluksuz

Soluksuz yaşıyoruz, bugünlerde böyle.Yeni bir gün,yeni oluşumlar yeni hayatlar....
   Plan yapamıyorum,ertesi güne dair şu an bile bir fikrim yok!yazarım nedenini ama şu an zamanı değil...ama yorucu,düşündüklerim yaşayacaklarım,ama güzel ilerisi yapacaklarımız yaşayacaklarımızÇokça övünüyorum gurur duyuyorum,övüyorum.Endişeleniyor bazen koy ver gitsin diyorum,tadını çıkar.Korkuyorum ama çok seviniyorum.HAYIRLISI...

1 Ekim 2011 Cumartesi

Bence Anne Olmak....




Bence Anne Demek..



Bir kaç gündür internette bu yazı dolaşıyor ben de hem bunu paylaşmak hem de kendimce ilaveler yapmak istedim.Umarım keyifle okursunuz.





Anne Demek;





-Yedirebildiği her lokmadan sonra şenlik havasına bürünendir

-Çıkan her pirinç tanesi diş için hısım akraba herkese telefon edendir

-Tüm hafta hayalini kurduğu pazar sofrasından bir lokma dahi yiyemeden kalkandır

-Sabaha kadar kırk kere uyanıp sabah zombi gibi işe gidendir

-Tatil yapamamanın kitabını yazandır

-Eskiden her gün uğradığı kuaförün yolunu unutandır

-Çaydanlığın kapağı ile pet şişeyi kapatandır

-Parça pinçik olmuş gazeteyi birleştirip okumaya çalışandır

-Gecenin bir yarısı gözü kapalı süt ısıtıp gözü kapalı geri dönendir

-Üzüm çekirdeklerini tek tek çıkarmak,mısırı tanelere ayırmaktır


-Anne demek bebek havuzunda yüzmek demektir

-Kazara kendi için alışverişe gidip bebek kıyafetleri alıp geri dönendir

-Uyduruk ninni besteleyendir

-Çantasında sürekli oyuncak,ıslak mendil ,su ve kraker bulunandır

-Son teknoloji telefonu denize atıldığı zaman bütün saçları diken diken olmuşken annecim telefonlar yüzemez diyebilendir

-Hayatının sonuna kadar hatta sonundan öte birileri için endişlenmektir

-Anne demek iki küçük melekle hayatının sonuna kadar küçük dağları ben yarattım edasında yürüyebilmektir

-Anne demek 9 ay karnında taşımak değil bir ömür yüreğinde taşıyabilmek demektir..
Bundan sonrası ise elimden geldiği kadar benden :)


- Anne demek uykusuzluktan kafein deposuna dönmüşken bile uyuduklarında onları özleyebilmektir


- Çişli kakalı olsun fark etmez ıslak mendille silip akabinde o güzelim popoyu öpmek demektir


- Başkası kusarken bakamazken bebeği kustuğunda elleriyle temizleyebilmektir

- Sabır taşına dönmüşken halısının üzerine çizilen resmi görünce çıldırmamaya çalışmaktır

- Aman evlatlarım seviyor diye evde işkembe çorbası yapmayı öğrenendir

- Onlara içirmeden önce tadı iyi mi acaba diye bütün şurupları test edendir

- Aman ne olur onlar hastalanmasın ben onların yerine hasta olayım diye dua edendir

- Kendisi her daim azarladığı hatta popolarına vurduğu halde babaları azıcık sesini yükseltse atmaca edasıyla atılıp yavrularını kanatları altına alandır

- Dünyanın en güzel , en akıllı , en sevimli çocuklarına sahip olandır

- Dışarıdan birisi çocukları ile ilgili laf sokmaya çalıştığında bütün hanımlığını elinin tersiyle itip en cadaloz olabilendir

-Sırf kakasını yapabildi diye eşiyle beraber halay çekecek duruma gelendir

- Bazen dayanamayacığım galiba diye düşünüp ama ya bensiz kalırlarsa onlara ne olur diye düşünerek ilk düşündüğünden dolayı vicdan azabı duymak demektir.

- Balkonda titreyerek sigara içmektir

- Eşi ile başbaşa yemek yemenin ne olduğunu unutmak demektir

- Yatağa girip tam eşini öperken ANNE sesiyle irkilip doğruca odalarına koşan ve iki saat sonra belki yatağına geri dönebilendir.Bu arada vazgeçip yatakta uyuya kalmış bir eş bulabilmektir.- Sırf onlar seviyor diye günde üç kere Calliou seyredebilendir


- Marketten bebek bezi almayı unutmamak ama ped almayı unutmak demektir.

- Sil baştan okumayı ,yazmayı öğrenmektir

- Hiç iğrenmeden halının ortasındaki kakayı çişi temizleyebilmektir

-Kendisi için yapamasa da onlar için dünyayı TOZ PEMBE ye boyamaya çalışmak demektir.

-Onların kokusunu duymadan nefes alamamak demektir

- Anne olunca annesini anlayabilmek demektir.



Ve bu liste böyle uzar gider kısaca ANNE olmak demek ANNE olmak demektir ve Anne olmadan asla bunları anlayamamak demektir.
- Eşiyle kardeş kardeş :) yaşayabilmeyi ÖĞRENMEKTİR..

28 Eylül 2011 Çarşamba

devam..

sık sık sarıp sarmaladım doyamadım..
en çok didime bu yüzden sık gittim,defalarca bindim günlerce oturamadım:)))
en çok onları izledim güldüm..
çokça gölgeye kaçtım..
çokça yedim,yedik yiyiyoruz,evim sepet sepet oldu!!
onlarla çokça mutlu oldum,öptüm:)
çokça gülümsedim,..
bitmedi,devamı var,aquparklar,kaçamaklar...

2011 tatilleri..

bir gülümsemeyle çokça eridim..
egenin ve marmaranın ker taşına kumuna ayak bastık..
bodrumda ellele dolaştık..
bodruma yaslandım..
çokça arkama bakmadım..
çok gülüşlerle ısındım..
alaçatıya yaslandım..
çatlayana kadar yedim,yedim,yedim..
çokça trip çektim:))adına triptonik dedim..
ikibin kmden fazla yol yaptım:)
sıkça izmir de bindim,kordon yaptım..

kısa kısa güzel günler..

sünnetçilik...
dedikoduculuk..
şirinlik..
güzellik..içtenlik..
şımarıklık..
efelik..
aşk'lık..açlık..
çocukluk..
ablalık..
mutluluk..çokluk..

Geçmişten,ASYA BERRUNUN ''2'' YAŞ GÜNÜ..






Sen gelince ben en çok sevmeyi öğrendim…

Doyasıya, içine sokarcasına, her şeyden vazgeçercesine sevmeyi…



Seni ilk kez göğsüme koyduklarında sıcaklık ne demekmiş onu öğrendim.. Senin sıcaklığını, Aylar sonra düşündüğümde hala sağ kolumda hissettiğim aynı yakıcılıktaki sıcaklığını…



Uykusuzluk ne demekmiş öğrendim. İlk doğduğunda her yarım saatte bir uyanıp nefesini dinlemeyi… Seni mışıl mışıl uyurken seyretmenin dünyadaki en tatlı uykuya bile bedel olduğunu…Uykusuzluktan keyif almayı…



Emzirmenin hayatta yapılabilecek en keyifli iş olduğunu..



Sahip olmayı… Dünyadaki her şeye sahipmişçesine gururla bakmayı, bir mucize meydana getirmenin ve ona sahip olmanın muhteşemliğini...



Kendinden başkasının sorumluluğunu almayı ve bunun nasıl da heyecan verici ve korkutucu olabileceğini… Hayatta ilk defa “Başarabilecek miyim? “ sorusunu sormayı…



Gülmeyi öğrendim sonra, gerçek bir kahkaha atmayı… Seninle gülmeyi…

Anlamsız şarkılar söylemeyi, beraber dans etmeyi… Bir gülüşün için sahip olduğum her şeyi feda edebilirim demeyi…





Yaramazlık yaptığında sabretmeyi öğrendim.bu çok zor olsada.... Arka odaya geçip, sinirim geçince yanına gelerek sana gülümseyebilmeyi…



Uyuman için gözünün içene bakıp,saatlerce günlerce yılca:) on dört ay saç kurutma makinasının sesiyle uyumanın ne demek olduğunu, fazla uyuduğunda ise kokunu özledim… Özlemeyi öğrendim… Sen yerde oyuncaklarınla oynarken bile, kucağımda olmanı özlemeyi…



Mutluluğu öğrendim.. Delicesine mutlu olmayı… Her akşam kafamı yastığa koyup şükretmeyi…



Huzuru öğrendim… Sen yatağında uyurken, odamıza yayılan bebek kokusundaki huzuru…



Eşimi yalnızca aşık olduğum adam olarak değil, senin baban olarak sevmeyi öğrendim.. Beni anne yaptığı için daha çok daha çok sevmeyi öğrendim…

Acele etmeyi öğrendim… Yemek yaparken, duş alırken, tuvaletteyken… Hayatı acele yaşamayı ve geri kalan tüm zamanımı sana verebilmeyi öğrendim…



Gözyaşının içimi nasıl da acıtabildiğini… Ağlamaman için her türlü şaklabanlığı yapabileceğimi öğrendim…



Kıskanmayı öğrendim… Herkesten ve her şeyden kıskanmayı… Seni kimseyle paylaşamayacağımı… Babanın kucağındayken bile bana doğru yöneldiğinde yüzümde oluşan mutluluğu ve gururu sırf baban üzülmesin diye gizleyebilmeyi öğrendim…



Annemi anlamayı… Ona kızmamayı ve teşekkür edebilmeyi öğrendim…



Zamanın acımasızlığını öğrendim.. Şimdilerde tek bir bacağının bile içine sığmayacağı küçücük tulumlarının bir gün bana destan yazdırabilecek kadar anlamlı olduğunu… Zamanın nasıl geçtiğini… Senin ve ablanın nasıl büyüdüğünü ve geçen hiçbir anın geri gelmeyeceğini…



Hayat ne demekmiş yaşamak ne demekmiş sen gelince,siz gelince usulca sokulunca hayatıma öğrendim meleğim…benim küçük cadılarım,iyiki varsınız..

   BÜLENÇ ORTAÇGİLİN sevdiğim dizeleri Asya Berru ve Sena Irmak  için gelsin..

Canım kızım


Güzel kızım

Adı denizden gelen kızım

Büyükler dünyasına hoş geldin

Ne kadar içtendin biliyor musun

Değişeceksin

Öğreteceğiz sana okumayı yazmayı

İyi olmayı

Ancak karşılaştırmak yok

Yazılanla söyleneni

Çünkü hemen fark edeceksin

Canım kızım

Güzel kızım

Adı denizden gelen kızım

Koza gibi gizlenmeyi gösteririz insana

Üç, beş demeyi yeter inan

Hele bir seviver insanı

Yetmeyecek kütüphaneler filan anlatacaklarını

Göreceksin

Canım kızım

Güzel kızım

Adı denizden gelen kızım

Diyeceğiz sana insan hakları

O gün sakın açma gazeteleri

Diyeceğiz sana kardeşlikten barıştan

Dakikada binler ölüyor açlıktan

Demeyeceğiz tabi

En özgür gelişmiş ülkeler

En sıkı silah kaçakçıları

Onu artık sen bulacaksın

Canım kızım

Güzel kızım

Adı denizden gelen kızım

Daha güzel dünya vermek isterdim sana

Ancak bende bulmadım

Beş, on şarkı yazdım sadece

Hayata yeni şarkılar lazım

Sende öyle yap

Yaşayacaksın

Canım kızım

Güzel kızım

Adı denizden gelen kızım
       veee bursa da kutlanan doğumgünümüzün güzel fotoğraflarında bir kaç kare...