26 Haziran 2011 Pazar

Biri beni durdursun....

RELAX,RELAX,RELAX....SAKİN SAKİN BİR HAYAT!!!
               Tek istedediğim buydu:P....sanmaki seni blogçum ihmal ediyorum...yetişemiyorum,yazamıyorum,bilemiyorum,uyuyamıyorum,çokça geziyorum,tatlı telaşlar içinde mutluluktan uçuyorum,kimseye uğrayamadığım,takip edemediğim için yorum bırakamıyorum...Artık DAYANAMIYORUUUUUMMM.....ve kaçtım,tasımı tarağımı, engin denizleri turkuaz rengi denizleri,42 derece sıcaklıkları,ringoları,çöp şişleri,kaykayları,inciri,bademi:)))eşsiz koyları,egeyi,adaları,eşimi,evimin tadını çıkarıp:))))çokça eşyamı Aydında bırakıp, BURSA'ya:))) serin rüzgara kurşunlunun iyotuna kaçtım...ne iyiy yaptım:)))))
                Şimdilik bu kadar:))yazacak çokça tatiller,peri kızımın doğum günü,çokça heyecan,yeni yeni şeyler,...var anlatacak yazacağım geldim buradayım RELAX..modundayım,....

1 Haziran 2011 Çarşamba

Bazen....

AŞK...


Aşk denen şey yenilir yutulur birşeydir, insanı şekilden şekile sokabilir, zordur acı verir bazen ama bir o kadar da zevkli ve güzeldir. Aslında aşk karşındaki insanı bütün hücreleri ile hissetmektir. Yokluğunda büyük özlem duymak hayali ile yaşamak, düşündükçe kendi kendine deli gibi gülümsemektir!. Baktığın heryerde onu görmek, sesini duyduğun zaman heyecanlanmak, sarılırken kemiklerini kıracak biçimde sıkmak, elini tuttuğun zaman bırakamamak, canın gibi koruyup kollamaktır!. Her an onu düşünmek, onunla yatmak, kalkmak, ağlamak, gülmektir Aşk ! Gözlerinin içine baktığında gördüğün gülümseme ve parıltı, aynaya baktığında kendini görmektir Aşk ! Bazen çocuklarının elinden tuttuğunda duygulanmaktır,bazen anlamlıca bazen anlamsız.AŞK uzun süreli bir derstir.....

Sürekli öğrenilecek yeni bir şeylerin olduğu,


“Hayat, ne ilginç tesadüflerle doludur.”



“Birşey doğruysa doğrudur.”



“Bence her iş, onu yapanın yüklediği anlamı taşır.”



“Olumsuz düşünceler, olumsuz sonuçlar getirir.”



“Neden olmasın? Birini artık önemsemediğin zaman kin gütmek kolay olmuyor.



“İnsanlar inandıkları şeyler için mücadele vermeliler.”



“Aşkla nefret arasında çok ince bir çizgi var.”



“Asil olma lüksüne sahip olnak güzel bir şey olsa gerek.”



“Burunlarını sürekli başkalarının hayatlarına sokan insanların asıl dertleri, genelde kendi hayatlarındaki beceriksizliklerle uğraşmak istememeleri.”


“Söz söyleyen kemal sahibi olursa, marifet ve hakikat sofrasını serdi mi, o sofrada her türlü yemek bulunur. Herkes orada gıdasını bulur.”



Son söz...Güzelliğin on par(a) etmez, Bu bendeki aşk olmasa......






     




20 Mayıs 2011 Cuma

son dakika!!!

Son dakika:))ben pzts.günü ameliyat ouyorum,nasıl yani yeni döndün,bir sürü şey yaşamışsın,yeni taşınmışsın,şimdi ne oldu?iki üç günde ne değişti?hııım söyle bakayım?vallahi ben anlamadım sen nasıl anlarsın beni??
    Günlerdir aslında nefes alamıyorum,uyuyamıyorum.Basit bir soğuk algınlığı marmariste kaldığımız bungolovda hastalandım diye düşündüm,eşimin fikirleri dr,umun izninden dolayı,mustafanın aldığı ilaçları kullandım,geçmedi,..asıl olay:))şimdi gülüyorum,yardımcımdan öte maria ablamın eşsiz fikrine uyup:)))yahşi güzel köme eden dermanını kullanmaktı??oda mı ne?gürcistanda yetişen gülün kökü,azerbaycan filizi,sapı,mapı...hepsinin karışımını burnuma çekip köme olmaktı:)))mustafa yapma dedi gizlice,ben dinlemedim,akşam saati yukarıdaki banyoda hem bir panik atak hemde allerjik reaksiyon yaşadım,..bittim,bittiiimmm, kendime çok kızdım,gözlerime kan oturdu,üniversite mezunu,aydın hatta eşinin çevrenin dr.olması dinlemiyormuş,dinletmiyormuş,eşimin acil mudaelesi,ilacı,sakinleştiricisi beni uzuuun bir uykuya daldırmıştı,salıdan bu yana kötüydüm,bugün dr,a kontrole gittiğimde tamografi sonucuna göre acil ameliyat dedi:( çünki sinüsler tamamiyle dolmuş allerjik reaksiyon gelişmiş sağ tarafım tamamiyle kapalı ve göze yayılma ihtimali var,önce hemen dedi,çok sıra var dedi,bursaya gidiyordum sonra çarşamba dedi,sonra mustafa çrşmba ameliyatım var pzrtsi yok deyince pazartesiye alındı..
   Bursadan vazgeçtim ameliyat olmaktan,çok maceram olmuşturBursanın  a plus hastanesinde,dr iyi hastane çalışanlar kötü,istemedim.Aydına yeni taşındık kim iyidir kim kötüdür bilmiyoruz,hem başka yerde olursam mustafa müdahale edemiyecek,sonra Irmak ben hastayken çok etkileniyor,Bursaya gidersek ırmak çok huzursuz olacak,etkilenecek,en iyisi buradaki dr*u arastırmak,sorduk iyi dediler,referans oldular,sonra Irmak okula gidiyor okuldayken ameliyat olacağım,o eve geldiğinde inşallah evde olacağım,sonra annem geliyor,maria abla mustafa var,biz bukadarız aydında birde amcamız:))yani AYDINDA aydınlanacağım:))
 
  Yukarıdaki resimdeki kızlarımı çooook seviyorum,onlara aşığıııımmm,onlar benim balaca liliputlarım,lamazigogolarım....ameliyatım genel  anestezi olacak ve iki saat sürecek,korku sardı geçen sene bu zamanlar apandisit ameliyatına girerkende sarmıştı:(  umarım ters giden birşey olmaz diyeyim fazla sulanmadan kaçayım..dönerim ama bakalım ne havadislerle:)))kısmet...

15 Mayıs 2011 Pazar

..bulamadım..

   Evet başlık bulamadım.çok uzun olmuş,ne sular akmış,ne taşlar ortaya düşmüş:))ve ben bu arada çok uzuuun şeyler yaşamış,yaşanılmış,şehir değiştirmiş:)geri dönmüşüm.Ne mi oldu?geçmiş son iki yazımı okumuşsunuzdur,kızım Irmağın hastalanması,hastanede yatışımız,aslında ara ara sık sık hastalanıp hastaneye yatmaya mecbur kalışımız.Bu hasta eden hastalıklar,ırmak daha ''yedi''aylıkken başlamış üç ay öncesine kadar sürmüştü,hep mikrobik,hep???hep???artık yeter dedim ,dedi doktorumuz,evde ben,babamız,bakıcımız en dikkat çekeni ırmaktan 13 ay küçük bir kızkardeşin olması???hadi biz bu mikrobu yemedik:)ya berru??*yada ırmak bu mikrobu ona neden getirmedi?Asya Berru neden hastalanmadı,yoksa ben mi ırmağa bakamıyordum,sadece ırmağa!!çocuk mu ayırıyorum???işte,..pinokyo yazımımda daha yeni hastaneden çıkmıştık bursadan balıkesire evimize geldik,biraz dinlendik hafta başı ırmak okula gitti,telefonda ara ara ırmağın öğretmeniyle konuştuk,okula ara vermesinden dolayı biraz çekingen olduğunu uyumadığını söyledi...Bence normal,gayet normal!!
    Okula almaya gittim,beni görünce çok mutlu oldu en güzel gülüş,onca gün yaşanacak o gülüş biraz yüzünden eksik kalacakmış:(arabaya bindiğimizde keyfi kaçmış,yüzü sararmış...ne oldu şimdi kızıma?eve gelinceye kadar dikiz aynasından birbirimize baktık,konuşmadık,evimizin önüne geldik,Aysun(komşum)bahçeye çıkıp hadi bize gelin deyip bir kaç laf ebeliği yaparken ırmak birden kusmaya başladı,...sonrası gece ateş,ishal,ishal,ishal..aman tanrım,ne oluyor daha dört gün oldu çıkalı,sabah olsun,,,,ırmak gece geç daldı uykuya,bişi yemedi sadece SÜT.Yorgundum,fikir yorgunluğu,sabah olsun bülent beyi arasam...(çocuk dr,doğduklarından beri,antalyada uçağa atlayıp kontrole,aşıya, bursaya gelecek bağlılık ve güven duygusu!!)

     Mustafayla çok konuştuk,o genelde herşeyin en kötü tarafını düşünür,şüpheleri beni mahvetmişti,bir yudum su için mutfağa girdiğimde buzdolabı üstündeki,okulun yemek listesi gözüme çarptı,bugün ne yedi acaba dedim,kremalı tavuk suyu çorba,krema kısmına takılmıştım,acaba krema mı ağır geldi dedim??

  Uzun bir gecenin sabahı,uzun telefon konuşmaları,artık doktorumuz kilit cümleyle,''BENDEN ÇIKTI,benim uzmanlığımdan çıktı,gastreloji uzmanı arakadaşımdan...dan dan.....dan.hazırlanıp yollara düştüm minik kızım berruyu ve ablamızı evde bırakarak,randevu saatinde kalbim pıt pıt,şüphe ALERJİ..Gıda alerjisi,öyküler,aile geçmişi,belirtiler..ÇÖLYAK şüphesi bittim o an,o anlar tetkikler,sonuç bekleme aşamaları..Anne olan anlar beni,iki buçuk yaşında bir çocuk ve belirsizlikler,şüpheler..beni eşimi ve ailemi çok üzdü,,,ooff hatırlamak istemiyorum ayrıntıları silmişim kafamdan..sonuç IRMAK GIDA ALLERJİSİ aşağıdaki resimdeki çoğu şey şu an yok,..

21 Şubat 2011 Pazartesi

PİNOKYO

Bakın,görünki hayat kısa değmez,yaşa doya doya:))bir önceki yazıda bir hastane odasında yazılmış yazının üzerinden neler çok Geçmiş,üstü kapanmış...şimdi evimde pc kucağımda bu yazıyı yazıyorum..Allaha şükür ırmak iyi,hastaneden cuma günü taburcu olduk,çokça konuştuk,güldük,ağladık,sarıp sarmaladık birbirimizi...çokçada şımartıldık..geçti bitti,iyiyiz biz evimizde balıkesirdeyiz.Tedaviye devam haftaya kontrole kadar.Karar vermiş olmasamda bir süre okula ara.Keyifliyiz bir o kadar sevgiliyiz,en güzeli de bu olsa gerek:)))Berruda iyi,neden mi iyi dedim???çünki bu hastane aralarından bir arada kızımın kolu yandı,büyük bir kısım ikinci dereceydi,ırmağın ilk hastaneye yatışında,taburcu olduğumuz gün ben ilaçları almaya gittiğimde evde,berrunun hareketliliği,eşimin bir anlık dikkatsizliği beni bir hafta perişan etti,beni diyorum çünki o kadar güçlü kızlara sahibimki,onlar benim şansım:))neden perişanım güçlü duruşlarını ve tavırlarını görünce nasıl yani???diyerek perişan oluyorum,anlık acılarını yaşayıp iyi huylu hastalar benim kızlarım,o huylarına perişan oluyorum(tam anlatamadım dile getiremedim anne olan anlar)işte  uzun lafın gevezeliği,berruda iyi, ikinci kontrolünde kızarıklık haricinde çok izi kalmadığına gördük,ama anladım,gördümki yanıklarda pansuman ve dr.unun verdiği ilaçlarla pansuman  önemi,yok domuz yağı iyidir,yok şu şöyledir yok bu böyledir falan,...karşımda bir buçuk yaşında bir melek,ceylan..nasıl denerim bilmediğim şeyleri ya iz kalırsa,ama kolunda ,ama ama....neyse oda geçti bitti allaha şükür,Kurşun mu döktürsek var bizde bu aralar bir bir.....
          Neyse bu günlerde geçmiş bitmiş kışşşşşşşştttttt demiş olalım,gerçekten ama gelme artık bize uğrama kııııııışşşşşşşttttttttttttttttt!!!!!!!
          Bir de teşekkürlerim var,dr.um Bülent Öztürk'e ,Anneme,Babama,Ablama aileme:))en çokta kızlarıma...
         Tüm bu yaşanılanları elimin tersiyle itip kışşştt dediğimin ertesi günü cankız karakız ablamla,bol gülmece,dedikodu dediği gibi dedikondu yaptığımız, her fırsatta konuları kızlarımıza getirdiğimiz,bir gece ,büyük tesadüfler dolu bir filmde eğlendik,bol kalori kaçamağı yaptık çokça gevşedik...yine dediği gibikızkardeş şanstır ve candır,en güzel dosdoğru dosttur,kızkardeş farklıdır...ona buradan teşekkür etmek istiyorum,iyiki varsın:)))seni seviyorum....

              BENİ GÜZEL KIZLARIM İYİKİ SİZDE VARSINIZ,SİZ BENİM MASALIM,ŞANSIMSINIZ
SİZİ SEVİYORUUUUUMMM:)))))))
           Bide günün sözü olsun,anlamı olsun ,anlamı da bende saklı kalsın   “Ev yanarken, suyu getiren adamın saçının rengini tartışır mısınız?” KRISHNAMURTI ????????????? hoşça kalınnnn

15 Şubat 2011 Salı

Toprak Kokusu

Sıcacık çayımı yudumlarken, bir yandan damla damla yağan yağmuru izliyorum bir yandan da müzik dinleyip,ruhumu dinlendiriyorum. Yağmur harika bir şekilde toprağı yavaş yavaş ıslatıyor. Islak toprağın kokusu çayımın kokusuyla karışıp harika bir şekil alıyor. Çayımdan bir yudum alıyorum sonra da kitaplıktan bir kitap seçiyorum. Üstündeki tozu yabancı filmlerdeki gibi üfleyip biraz da elimle siliyorum. Müziğin sesini tamamen kapıyorum ve kitabımda kayboluyorum. Sonra bir irkilme ile sarsılıyorum, kedim bana bir şeyler anlatmaya çalışıyor. Kalkıyorum ve tasına su dolduruyorum, biraz gıdısını okşadıktan sonra pofuduk sandalyeme yumulup çayımdan bir yudum daha alıyorum ve kitabımda tekrar kayboluyorum.




YALAN SÖYLEDİ...MMMM

Aslında çay falan içmiyorum önümde yarısı içilmiş bir bardak su var. Yağmur falan da yağmıyor,toprak kokusuda yok,aslında pofuduk sandelyemdede değilim,aslında ben hastane odasında,kızımın yanındayım.Koltuktan çevrilmiş refakatçi yatağında kucağında pc.tuşlarına bile yavaş basarak baskı altında yazmaya çalışıyorum.Şimdi tek istediğim berruşumun ve ırmakla dopdolu sıcacık evimde, kızlarımı keyifli bir akşam yemeğinin bol gülüşmelerin yerlerde yuvarlanmalarımızın ardından ,gayet sağlıklı yatağına yatırılmış,misss gibi koklanılmış iyi geceler öpücüğü verilmiş olarak mustafayla konuşmak isterdim...Aslında burada hiç olmak istemezdim...daha 10 gün oldu çıkalı,daha yeni yıkanıp konuldu çamaşırları dolaba,şimdi o çamaşırlar tekrar konuldu bu sabah çantaya.Şimdi şu oldu bu oldu demek anlatmak istemiyorum aylar olacak iyi olalım istiyorum,aslında yaşanılmışları anlatıp içimi dökesim var ama çok yorgunum,şimdi kokusu burnumda küçük kızımdan ayrı, hastalıktan bıcır bıcır konuşan beni her daim güldüren,çevresindekileri güldüren,herşeyi anlatan,doktora gülen,sende aç kocaman ağzını,diyerek bizi hastanede gülümseten,badem gözlüm,rapunzel saçlım,gün geçtikçe sarışın olan,tavşan dişlim,annesinin bitanesi,ilk gözdesi,sırdaşı,seni seviyooooruum,hadi ama iyileş,gidelim evimize....

18 Ocak 2011 Salı

şükür!!!

                Günler geçiyor anlamazsın derlerdi,şimdi anlıyorum günler ne kadar hızlı geçiyor,bir bakmışsın öğlen hooooop akşam hep bir koşturmaca,hep bir hız...Revire dönüşmüş bir ev,mustafanın acil durumlarda eve yeşiller içinde gelmesi ayrı bir havada katmıştı şimdi oda geçmiş bakıyorum..
                Evimde annem var,bir haftadır bizimle ne çabuk geçti diyorum bir haftamız kaldı nereye götürsem ne yedirsem ne içirsem acaba rahat mı,mutlu mu???Çocuklar çoook mutlu ben mutlu:)))annem mutlu:))şükür binlerce şükür..Haftan sonu telaşı sardı ablam,babam gelecek evime maalecek mutlu mesut olacağız bu hafta:))şimdi kaçama zamanı hangi zaman gelirim bilmem hep bir telaş hep bir koşuşturmaca ,bu arada Irmak okula başlamıştı ya,allah nazarlardan saklısın her şey yolunda,çok mutlu daha konuşkan bir o kadar anlaşılır,bir okadar relax,bir okadar kardeş delisi!!!!!berruş ta evin tadını sessizliğin düğününü yapıyor daha rahat oynuyor,hatta daha çok kelime öğreniyor herşey yolunda:)))